Dracula 3: The Path of the Dragon



Senaryo açısından Bram Stoker'ın eserinin tamamlayıcı niteliğindeki ilk iki oyundan sonra, bu sefer olaya dışarıdan, bir rahibin gözünden bakıyoruz. Oyundaki baş karakter peder Arno Moriani Vatikan tarafından, Transilvanya'da hayatını kaybetmiş Doktor Martha Calugaru'nun azize mertebesine yükseltilip, yükseltilmemesiyle ilgili araştırma yapıp, rapor sunması amacıyla Transilvanya'ya gönderilir. Martha Calugarul'un Mezarında dua eden yerli halk, duaların kabul olduğundan ve hastaların iyileştiğinden bahsetmekte, kilisede Martha'yı azize ilan ederek olaya dinsel bir kulp bulma amacındadır. Arno Moriani Transilvanya'da yaptığı çalışmalarında her yolun Dracula'ya çıkmasıyla, kilise pedere yeni bir görev vererek, bu hurafeyi açığa çıkarmasını ve insanları tekrar dine yönlendirmesini ister. Ve bu şekilde pederin Türkiye'yi de içine alan ejderin yolu üzerindeki macerası başlamış olur.Anlayacağınız üzere oyunumuz canavarlar, vampirler ve fantastik masallar üzerine kurulmuş bir oyun değil. Yaşamış karakterleri referans veren, gerçek araştırmalar ve tarihin üzerine, anlatılan dracula hikâyelerini serpiştiren bir oyun. 1. dünya savaşından, Osmanlı-Romanya-Macar ilişkilerine, Gizli topluluklardan, Vlad Tepeş'in hayatına kadar birçok gerçek tarihi olgular ve anlatılan hikâyelerle, yazılan romanların bir sentezini görebiliyorsunuz oyunda. Şunu da eklemeden geçmeyeyim, oyunun çok(hatta çok) büyük bir kısmında hiç bir vampire rastlamayacaksınız. Çoğu kimse bunun oyun için bir eksi olduğunu düşünse ve daha çok kan, vampir beklese de bence oyunu iyi kılan en önemli tarafı.Oyunumuza 1920'lerin Transilvanya'sında geçiyor. Yani tüm 1. dünya savaşına katılan ülkelerde olduğu gibi Romanya'da da yaraların sarılmaya çalışıldığı bir dönem. Transilvanya'da bu savaştan oldukça etkilenmiş bir bölge olarak karşımıza çıkıyor. Yıkık dökük binalar, boşaltılmış savaş bölgeleri ve insanların psikolojileri bunu oldukça iyi gözler önüne seriyor. Savaştan çıkan bir ülkenin-şehrin atmosferi oldukça iyi yansıtılmış olsa da bunun getirisi olan oldukça boş, oldukça yalnız şehir açıkçası biraz sıkıcı bir atmosfer yaratıyor. Transilvanya dışında Türkiye ve Bulgaristan'da uğranılan yerler arasında.2.45 GB

Father Arno has been sent to Vladoviste in Transylvania, a small town still recuperating from battle after the First World War. He’s on a mission from the Vatican to investigate the life of a deceased woman reputed to be a saint. As night falls and the last train pulls away, something evil lurks across the graves of fallen soldiers, and Father Arno’s nightmarish visions are becoming all too real. 2.45 GB
Thanx to TAC-CM



System Requirements /Sistem gerekirliği:

* OS: Windows XP/Vista
* CPU: 800 Mhz
* RAM: 256 MB
* DirectX: 9.0
* Hard Drive: 3461 MB


Part 1 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 1
Part 2 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 2
Part 3 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 3
Part 4 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 4
Part 5 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 5
Part 6 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 6
Part 7 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 7
Part 8 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 8
Part 9 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 9
Part 10 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 10
Part 11 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 11
Part 12 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 12
Part 13 indirmek için tıklayınız-Click to download Part 13

Downloader programları için metin halide linkler :

http://rapidshare.com/files/205894245/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part01.rar
http://rapidshare.com/files/205894347/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part02.rar
http://rapidshare.com/files/205894475/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part03.rar
http://rapidshare.com/files/205894701/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part04.rar
http://rapidshare.com/files/205894764/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part05.rar
http://rapidshare.com/files/206060218/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part06.rar
http://rapidshare.com/files/205894847/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part07.rar
http://rapidshare.com/files/205894610/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part08.rar
http://rapidshare.com/files/206064603/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part09.rar
http://rapidshare.com/files/205894710/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part10.rar
http://rapidshare.com/files/205894866/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part11.rar
http://rapidshare.com/files/205895087/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part12.rar
http://rapidshare.com/files/205894837/Dracula3-The.Path.of.the.Dragon.part13.rar

Bu Oyunu Paylaşın :
Comment Page :

+ yorum + 101 yorum

24 Mart 2010 15:41

ufaktan bir giriş yaptım ben oyuna.trenden inip kasabaya geldik.kaldığım hanı bulmalıyım dedi.bulduk.hancı kadıla konuştuk.kitaplıkta bir adamla konuştuk.kitaplıktan bir ka. kitabı okudum,hepsini okuyacaksak vay halimize.üst kata çıktım odamı buldum.ordan da bir şeyler okudum.
sağ klik bize inventory ve oyun menüsü açıyor.objectives adı altında yapılacak olanlar var.okuduğumuz her belge documents kısmına kaydediliyor.bı de bu maynak bana sıkışırsan incili oku dedi.deli midir ne 3500 sayfanın nesini okuyacağım tekrar ?
sonra kolay yolunu gösterdi.incili açınca sağ üstte göz kırpan bir buton varsa ona tıklıyoruz.o bize rastgele bir sayfa açıyor.altı çizili cümle de işimize yarıyor.
ölen kadının mezarına falan gitmem lazım daha.ama burda kapıyor ve siz sevgili oyun arkadaşlarımı beklemeye başlıyorum :D

24 Mart 2010 16:03

kasabadan tepeye çıkan yolda mezar kazıcısıyla konuştuk.görüşmemiz gereken peder bir yere gitmiş.tlf no verdi.ask for costantza 1-3-5 dedi.handa talafon vardı.bu arada konuşmalar yine deftere kaydediliyor.
mezarlıkta bir de veletle konuştum.ölen abla aziz falan gibi bir şey.mezarlara baktım.niyeyse bir tanesinin başında çok durdu bizim adam.
kasabada dispanseri bulup dr maria ile başka bir doktor hakkında konuştum.arka kapıdan köpek var diye çıkamıyoruz.orda ocakta kazan alınacak sanırım ama şimdi zamanı değil diyor.
çıktığımda üst kattan elinde kırmızı yüzük olan bir el beni seyretti.yani ben eli gördüm de herhalde seyretmiştir.
dispanser kapısı karşımızdayken kendi solumuza ilerleyince şehit mezarlığı gibi bir yere geliniyor.mezar taşından bir ileri gidince yerden cartridge aldım.daha da ileri gidilecek ama yorgunmuş yarın gidermiş.
tamam valla bu sefer kapattım :D

24 Mart 2010 22:18

Zor bir oyun ben aylar önce oynadım ... Zevkli ama bir o kadar da dayanışma gerekiyor...Bence herkes indirsin yalnız oynamayın. Tavsiye ederim :)

26 Mart 2010 00:26

sise yetiştim.dediği gibi objectivise(yanlış yazmış olabilirim pardon)bölümü yapacaklarımızı söylüyor.uyu dedi uyuduk.rüya gçrdük.rüyamızda bir kapıyı açtık ve birinin öldürüldüğünü gördük.
uyandık koridorda temizikçi var onla konuştuk.geri gideyim dedim epey inat ettim kadının dediğini anlayana kadar ki diğer odadaki haçla ilgili bir şeyler söyledi.o odaya girdim epey bir duvardaki haç iziyle uğraştım meğer ki yatak ve duvar arasında yere düşen haçtan bahsediyormuş.onu alıp duvara taktık ve çıktık.
kitaplığa gelince biri vardı konuştuk.
sehpadaki dökümanları inceledik.adam polis ve telefondan bahsedince gidip telefon açtık.polisle konuştuk tabi buralarda sizi aydınlatamıyorum çoğunca geçiyorum konuşmaları.telefona bir kez daha tıklayınca bir yer daha eklenmişti onu da aradık.ordaki 1913 rakamını ciddiye alıp kitaplığa gittim ve 1913 yazan kitabı aldım içinden bir döküman okundu ve eklendi.

26 Mart 2010 01:14

adamla tekrar konuştuk mektupları inceledik şunu bunu ara dedi.pederleri arıyoruz sanırım.telefona gittik gregori olanla konuştuk..ama brigenti olan ofisinde yokmuş telefona çıkmadı.biriyle konuşmamız lazım şimdi henüz kim kimdir dikkat etmemişim.mezarlığa gidip ordaki iki kişiyle konuştum.meğer castlea gitmemiz gerekmiş iyice okuyunca anladık.evlerin dışına çıktığımız diğer yola gidilecekmiş.oraya gidip daha önce kitaplık odasında konuştuğumuz çocukla konuştuk.
yerde bir taş puzzle var.onun bir parçasını telefonun olduğu yerde görmüş alamamıştım.
bu arada istasyonda bir çingene var ki onla da konuştum benimle oyun oynar mısın dedi şöyle bir baktım iki oyun var biri kartlı biri zarlı.

26 Mart 2010 01:34

kaledeyken kenardaki kemikleri tıkladık bir şeyler söyledik.yolda dönerken arabanın yanındaki ağacı inceledik falan.
otele döndük.tekrar telefon ettik bu kez brigantiyle konuştuk.telefon kapanınca bu kez biri bizi aradı konuştuk.çıkarken resepsiyondaki kadın bizi durdurdu ve konuştuk.
bu arada konuşma işi çok gelmeye başladı bana:)
herkese ya marthayı ya varmpirleri soruyoruz.
taş puzlle parçasını da alamadım duvardan henüz

bu arada çingene kadınla oyunları oynadım ama bir şey elde etmedim karşılığında.belli bir süre oynayınca yeterli dedik kendi kendimize.
kartlarda oynarken üç kartı önlü arkalı ezberliyoruz sonra play diyoruz ve kadın arkasını soruyor.
zarlarda da büyük atan kazanıyor:D

26 Mart 2010 02:03

dispansere gidip kadınla konuştum.beni yataklı bölüme aldı.şimdi tam hatrılamıyorum ne nerdeydi ama ordan bir kapı daha var ki laboratuvar burası.bu odalardan birinden medikal gereçleri aldım.ancak almak için el yıkamak gerekiyor.sabunsuz olmaz:)
onu yine tezgahın birine koymak istedim steril etmem gerekti.mutfağa dönüp kazanı su doldurdum.ocağa soldan odun attım.medikal gereçleri içine koydum.telefon çaldı gittim yetişemedim.tam dönerken tekrar çaldı konuştum.profösör vogh gibi biriydi.
zaman
gereçleri alıp tezgahın birine koydum.şimdi burda malzemeler bir şekilde birleşip kullanılacak.geç kalınca ellerini yıka diyor ve başa alıyor.mesela iğne ucu hortumun birine.sol kutudaki pamuk sol arkadaki şişeden ıslatılacak vs.kan örneği alıyoruz.burda her türlü malzeme mevcut.ama tamamlamış değilim kan alma işini henüz.oyalandıkça elleri yıkamaktan gına geldi.
hatta bir makine açılmak için şifre istiyor bakalım.

oyun baya zevkli olmaya başladı demedi demeyin:))) ama benden pes bu gecelik.

26 Mart 2010 02:13

ocağın solundaki perdeyi çekip huni almıştım ve tezgahın üzerindeki kitapları incelemiştim.yanlız her hamlede eller yıkanacak ne hoşş:)

26 Mart 2010 20:25

başladım ve hızla size yetişmek için kendimi kasaba sokaklarına atıyorum:D

26 Mart 2010 21:13

ben de araları tamamlayayım. hana ilk geldiğimizde hancı kadın odada beni bir mektup beklediğini söylemişti. odada masada Martha'nın biyografisi var. Tarihler ilerde araştırmamızda önemli olabilir diye başlıklar halınde özetleyeyim:
-1871de doğmuş
-1891 de tıp fakültesine girmiş
-1899 da mezun olmuş
-1902 de Bükreş Üniversitesinde lab.da çalışırken kaza sonucu patlama plmuş, asit yüzünü yakmış
-1903 de iyileşmiş ve bir katolıik hastanesinde çalışmaya başlamış
-1906 da bir vakfın teklifini kabul ederek bu kasabaya gelmiş
-1910 da "Kalıtsal hastalıkların teşhisinde yeni bir yöntem. Kan analizleri ve İstatistikler" başlıklı bir makale yayınlamış
-1913 de ödül almış "P sendromu" ile ilgili yeni bir makale yayınlamış. Prof. von Kruger ile çalışmaya başlamış
-27 Şubat 1920 de evinde ölmüş(eceliyle ölmüş gibi anladım)

Yatmadan önce son görevi yerine getirip kasabanın papazı ile iletişim kurmak için telefon ettik. 3. seçenek olan Costanza 1-3-5i aradık. Mezarcının verdiği numarayı. Konuşma bitince uyuyabildik ancak. Gördüğümüz rüyada iki kişi birbirine sesleniyordu. İsimleri Ioan ve Luciana. Luciana adı mezarlardan birinin üstünde vardı. öğreniriz bakalım.
Sabah uyanınca Twilight Şatosuna gitmeye karar verdik.

26 Mart 2010 21:36

Koridorda Ozana(hancı kadın) ile konuşmaları Ege yazmış. Kadın bize alt katta bizi bir gazeteci olan Stephan Luca'nın beklediğini söylüyor. yandaki odayı da onun için hazırlayacakmış. Aşağıda Luca ile konuşuyoruz. Luca Martha'nın öldürüldüğünü iddia ediyor. İnanmayınca Martha'nın ölümünden 3 ay önce ona yazmış olduğu bir mektubu gösteriyor. Martha mektupta bazı hastalardan sözediyor. Bu hastalar uyumaya korkuyor, sesler duyuyor, uykularında yürüyor ve vücutlarında tuhaf yara izleri oluşuyormuş. Ve hepsi de sebebi açıklanamayan ve mahveden bir anemiden ölüyorlarmış.Dosyalaı göndereceğini yazıyor. Luca dosyaları da veriyor bize.
4 dosya var.
1-Marian Marescu Prada 1913 ekimde ölmüş
2-Celdric Maliscal 1916 temmuzda ölmüş
3-Kimliği bilinemeyen genç bir kadın. yolda bulup dispansere getirmişler. 1919 ekimde ölmüş
4-Ariel Vulpesco. 1920 Ocak ayında hastalanmış. Bu çocuk Ozananın oğluymuş. Doktor çocuğu deniz kıyısında bi yere göndermiş. Çocuk iyileşmiş. Geri dönmemeli diyor.

Lucaya bu bizim değil polisin işi dedik. O da Martha polisi defalarca aradı, işlerini yapmıyorlar. İnanmıyorsan telefon orda, ara polisi dedi.

Adsız
26 Mart 2010 22:09

arkadaşlar oyun gerçekten güzel ve bir okadarda zamanınızı alacak bir ipucu oyunu. bu oyunda sadece zorlanabileceğiniz kısım fotoğraf labaratuarındaki tab kısmı çok zorlandım ben o kısımda ama sonunda yaptım. bu arada oyunu oynarken save yapmayı sakın ama sakın unutmayın.

26 Mart 2010 22:13

Polis Lucaya güvenmemem gerektiğini söyledi. Gazeteden kovulmuş. Sorduk. O da Marthadan gelen 2 mektup daha gösterdi. Luca ve G. adlı bir arkadaştan sözediyor. o arkadaş vampirlerden sarmısak ve kutsal çember kullanarak korunmayı öğretmiş. Canavarın saklandığı yeri arıyormuş martha. Ejderha Yolu diye bir yoldan söz ediyor. Bu yolu takip edersek canavara ulaşabilirmişiz. Yol Türkiyeden başlıyormuş. Araştırmak için Türkiyeye gideceğini yazıyor. "eğer bana bir şey olursa dosyalarımı kasamda bulursun" diyor.Anahtar için duvardaki tabloların sırasını dikkatle incelemek gerekiyormuş.
Kilisesinde olan biteni sormak için peder gregoriyi arıyoruz. Zaten arkadaş G. o imiş. Marthaya yardım etmiş. Vatikan bu tür vampir kaçırmaları filan onaylamıyor sanırım. Vatikanda monsenyöre rapor vermemiz gerek. Fakat ofisinde yok. Duvarda ejderha figürlü taş var.İzinsiz almammalıyım dedi. gidip ozana ile konuştuk. alabilirsin dedi. evsizin biri getirip asmış. ozana ona yemek vermiş, o da taşı duvara asmış. Aldık. Şimdilik yapacak başka şey yok. şatoya gidip Janos Pekmester ile konuşacağız.

26 Mart 2010 22:36

janos şatonun tarihini anlattı. Vlad Tepes diye bir prens yaşamış orada . ama şato daha eskiymiş. yyerde vladın amblemi olan taş bir güneş saati var. parçalara ayrılmış. bir parçası eksik. yerdeki parçaları birleştirip yanına da handa duvardan aldığımız parçayı koyuyoruz, tamamlandı şekil. Üzerinde latince bir yazı var. çeviriyoruz. Hepsi yaralar, en sonuncusu öldürür diyor. Bir günün saatlerini tarif ediyormuş bu söz.
hedeflerde hala monsenyörü aramak var. gidip telefon ediyoruz. olayları anlatınca kızıyor. bekle bir iki görüşme yapıp seni arayacağım diyor. hemen geri arıyor. göreve devam edeceğiz. yalnız bu kez görevimiz vampir efsanesini araştırıp çürütmek. kilise vampirlere inanmıyor anlaşılan. bunun için bize bir doktor ve bir tarihçi gerekli imiş. Gidip dispanserdeki doktorla ve yine janosla konuşacağız sanırım.

26 Mart 2010 22:57

ben de aletleri sterilize ettim fakat kan almayı başaramadım. çok başım ağrıdı kapattım bu gecelik.

27 Mart 2010 00:28

bende dafneden sonasını devam ediyim. castle giderken ağaçtan ROVAN BERİES aldım.
labratuvarda kendşüimizden kan örneği alacağız.
eller yıkanıyo. önce tepsideki sağ hortum şırınganın sağına,sol hortum soluna takılıyorç sol hortumun ucunada iğne takılıyor.
Tepsideki sağüstteki damlaya tıklanıyor sağ alta iniyor.
sağ hortum damlanın içine tıklanıyor. sitrat var yeşil kapaklı. kapağını alıp damlaya tıklıyoruz. Burda önce sitratı tıklayıp sona hortumu damlaya tıklamış olabilirim sırasını şaşırdım.
bunlar yapılınca masaya kol geliyor. şırınganın üst kısmındaki lastik kola tıklanıyor.
alkol(sağ baştaki şişe) kapağı açıldıktan sonra kırmızı kutudan pamuk alınıp alkole batırılıyor.
alkollü pamuk kola sürülecek. zaten sürülecek yerde damar kabarmış vaziyette. kolu lastikle sıktık ya. pamuk tekrar kırmızı kutuya konacak.
şırınganın solundaki hortumun ucundaki iğne kola batırılacak. ok işareti çıkıyor. iğne kola doğru dürtülüp kan hortumda görününce. şırınga çekilecek. şırınga kanla dolacak.pardon şırınga çekilmeden önce koldaki lastik çıkarılacak. Kanı sarı damlaya tıklıyoruz. bu arada kol yok olup ekipmanlarda kendiliğinden yerine gidecek. daha sonra sarı damlaya tılıyıruz ve bir adet 814 nolu kan örneğimiz oluyor.

27 Mart 2010 00:37

ege ve dafne yazdığı için önceden mutfakta ekipmanları kaynatarak dezenfekte ettiğimi yazmadım ama neyse bidaha yazıyım.
neyse bu şişeyi o şifreli dolaba koymak lazım soğutucu bu dolap.
şifreye ait ortalıkta bi ipucu olmadığından direk olarak dispanserin kuruluş tarihini 1905 i girdim. kapıda nal kadar yazıyo ya.
dolap açıldı. kanı orta rafa koydum. dolabı kapatıp önündeki yeşil kan örnekleri dosyasını inceledim.
amanin gregori tomas martanın babası ya kanında p anomali var.
martada da bilinmeyen bi anomali var.
ayrıca ariel,amnesic young woman,cedrick ve marionda anomaliler var.
bazılarındada test yapılmamış.

27 Mart 2010 00:52

şimdi biz test yapıcaz. önce eller yıkanıyor. soğutucunun kapağı açılıyor.
sağda tüpler var. bir tüp mavi sıvı, bir tüp srı sıvı alınıp tüp rafına sağ click bırakılıyor.
tezgahın üstünde 2 tane gözü olan cam lamel var. soldaki göze mavi sıvı sağdakine sarı sıvı damlatıyoruz. yalnız tüpü dökemiyoruz. tüpün içindeki pipetlerle damla işini hallediyoruz.
daha sonra gene boş tüp alıp önce 809 nolu kan örneğinden alıyoruz. gregory thomasa ait bu örnek. amaç p anomali kanı görmek. kan örneklerine tıklayınca ekranın sol üstünde isimleri çıkıyor.
kan tüpünüde tüp rafına koyup içindeki pipetle mavi ve sarı sıvılı cam lamele kanı damlatıyoruz. mavi benekli ve sarı renk oluşuyor.
sona sırayla önce 814 kendi kanımıza arno mariano yani sonrada sırayla, 812 janos,813 stepan,811 ionelin kanına aynı işemi uyguluyoruz.
kan tüplerini lavabonun deliğne doğru tıklayarak temizliyebiliyoruz. ayrıca her deneyden sonra cam lameli çeşmede yıkamamız gerekiyor.
eeeeee deneyler bitti bişi olmadı. niye uğraştım ki bu kadar

27 Mart 2010 01:22

meğersem deney sonuçlarını yeşil kan tahlili klasörüne işlemek gerekiyormuş. doğru işlem yapınca peder perpect diyo.
814 nolu kan B grubu
812 nolu kan B gurubu
813 nolu kan 0 gurubu
811 nolu kan AB olacak.
bu iş bitince peder perfect diyince doktorla konuşuyoruz. doktor drakula ile ilgili masa üstünde ki kitabı okuyun diyo. one be 600 küsür sayfa okumam nan ben bunu.
neyse şimdilik bu kadar.

27 Mart 2010 12:42

Merhaba ,bende geldim,bozo sayesinde hiç yorulmadan yükledim valla ne güzel oldu,artık başlıyabilirim..

27 Mart 2010 19:17

sitem kapanacak biliyorum ama yazmam gerek bozocum bu adam bana perfect felan demiyor boyna ellerimi yıkayıp kan örneklerini senin yazdığın gibi yapıyorum ama olmuyor.Bir de arkadaşım o yeşil deftere kayıt nasıl yapıyorsun şimdiden teşekkürler.

27 Mart 2010 19:31

nilom yeşil deftere kan gurubunun karşısına kutucuğa tıklıyosun. çek işareti çıkıyo yani V gibi. o şekilde yukarda yazdığım adamların karşısına yazdığım gurubu işaretleyin iş bitince defterden çıkın o zaman perfect diyo. sistem niye kapanıyo ya anlamadım.

27 Mart 2010 19:55

ben tekrar kaleye gittim çünki eksik olan taşı koymamıştım. taşı koyduk. sarı saçlı adamla terar uzun uzun konuştuk.

ordan hana geldik ne kadar adam varsa hepsiyle telefonla konuştum. salonda oturan adamla tekrar konuşup yine telefona geldim. değişik bi numara dagha var budapeştede doktor bilmem kimle konuştum. geliyom dedim.

istasyona gitmeyi düşündüm. sokağa çıkınca tren düdüğünü duydum. çingene hatunla konuştum.
istasyona ok gidiyo artık. o tarafa tıklayınca önüme harita açıldı. haritadan budapeşte'yi tıkladım. trende gittim. şu an bi kapının önündeyim.

27 Mart 2010 23:31

bozo dan devam:
kapıdan girdik.kadınla konuştuk.her hamlede bizi kasaya yönlendiiyor.illa açacak mışız.ben de şifre için bir aranayım diyordum dökümanlara falan baktım ama gerek yokmuş aranmaya.harfleri ilerlettikçe doğru olanlarda ses geliyor zaten.bu şekilde:
MDCCCXX yzadık.yani 1820
kasadan alınanlar incelendi.kadının önündeki masaya bıraktık.konuştuk.
dökümanın birinin üzerinde MXVX var.

27 Mart 2010 23:56

kadınla konuştukça masadaki diğer şeylere de bakılıyor.şimdi soldaki kitaba baktım da kelime bulmaca gibi bir şey var.anlamış değlim ne yapılacak
kendisi casusbellı kelimesini işaretlemiş.ben ne denediysem olmadı.

27 Mart 2010 23:59

casusbellı nin c sinin üst çaprazından bir tarih işaretliyebildi.MCMIX yani 1914
ancak daha işaretlemek ister.

o da sarajevo oldu.ilk kelimenin S harfinden çapraza gidince.kadın konuştu bir sayfa daha geldi önümüze.

28 Mart 2010 00:20

bu sayfada caedes ve thule kelimelerini işaretlemiş kendisi.
hemen üst kelimenin C harfinin üzerinden MCMXXXVI (1936)tarihini görüp işaretledim.

bu rakamın en alt harfinin sağından aşağı MALİVİCTORİA işaretlendi.

28 Mart 2010 00:22

sol üstlerden bir G den çapraza GERMANİA idi sanırım ehh almanya olsa gerek
umarım bitmiştir kelime bulmaca.ipucunu ben göremedimse çok üzülürüm.uğraştırdı azcık:)))

28 Mart 2010 00:26

kadınla konuştuk tekrar kırmızı kitabın solundakini inceledik.az önce renksizdi isa resmi şimdi renklenmiş ve dökümanlarımıza eklendi

az önce kelime bulduğumuz kitaba tekrar baktım bu arada.sayfaları çevirince epey daha oynanancak gibi görünüyor.

28 Mart 2010 00:51

şimdi isanın çarmıha gerilmiş olan resmi beni uğraştırdı.şöyle ki kitabı seçince renkli olan resme bakıyoruz.ben dökümanımı açınca aynı resmi görüyorum ve büyüteçle falan inceliyorum ama bulamıyorum bir şey.resimlerde fark olduğunu sölüyoruz çünkü.meğer ikisini karşılaştırıyormuşuz dökümanda.ben siyah beyaz olanı geç buldum dökümanımdan.
kadınla konuştum tekrar masadaki kitapta olan resme baktım.aşağıdaki okları falan kullandım derken büyüteçle resme bakarken farkı buldu sanırım ki rahatladım:D
kadınla son kez konuştum ve nhayet kapıyı gösterdi bana.sağa dönünce de harita çıktı ve ilk yerimize döndük.

28 Mart 2010 01:10

otele döndüm.kitaplıktaki adamla konuştum.telefon gidip herkesi aradım.vog ile kouşurken kendisi bana kelime bulmaca ile ilgili ipucu verdi sanırım.budapeştede lazım olabilirr.ayrıca çingene kadınla ilgili bir şeyler söyledi onla tekrar mı oynıycam:(

kaledeki genç çocukla konuştum.
odama çıktım.masadaki notları okudum.(türkiyeden bahsediyor yanılmıyorsam)iş listeme göre brigantiyi aradım.
kendimi odamda buldum tekrar.yastıktan bir old coin aldım.

28 Mart 2010 01:22

aşağı inince kadın mr.lucasın odasından bahsetti.yukarı çıktım koridordaki diğer kapıyı tıkladım.açılmıyor stephan kalk deyip duruyoruz.iş listesine göre de odaya girmemiz lazım gibi görünüyor?
otelden çıktım yağmur yapıyor.istasyona gittim burda bırakıyorum.uyku vaktii:)

28 Mart 2010 01:27

ay ege allah razı olsun bende şu copylemeyi nasıl izah eidcem diye düşünüyordum. o kadar uğraştım ki sona dökümanlardan senin gibi siyah beyaz olanı bulunca sonada sağ sayfadaki üstteki sağ ve sol oku kullanıp orjinali bulunca büyüteç çarmıh tahtasında aşşağılarda tek bir yeri gösterdi. ama ben israrla başka fark arayıp durdum. neyse konuşmalar değişince anladım ki o kadarmış. yani CRUCİFİXSİON RAPHAEL şeçeneğini dökümanlardan seçmedikçe kopya ve aslı arasındaki farkı bulamıyoruz. büyüteç de delimidir nedir önceden çıkmıyo siyah beyaz seçeneği dökümandan bulunca çıkıyo. büyüteçin yeri sağ sayfada yukarıda açıkkitap şeklinin solundaki beyaz kare.

28 Mart 2010 01:31

bide o kitaptaki kelime bulmacayıda ben israrla kadına tıklayarak farklı seçeneklerin çıkmasını sağladım. sanırım ben buluyum mu mealinde bişeyler söyledi bende evet seçeneğini seçince ilk 2 sayfada egenin dedikleri kendi kendine işaretlendi valla ben işaretlemedim. madem kendi işaretliycek ne halt etmeye beni sitrese soktu ki bu kadın allak allak.

28 Mart 2010 02:30

egeye ilaveten küçük çocuğu mezarlığa giden yol üzerinde virane evin önünde buldum. konuştuk. oğlan oyun oynamak istiyor. bu oyunu anlatamıycam bi kaç kere oynadık vavvv falan diyo ama puanları o alıyo. sıkılıp gitmek istedim. ama hayır oyun oynamam lazımmış biyere gidemedim. 4 denememde bi şekilde oynarken yerden oğlanın elindeki torba yakın plana geldi. içinden iğne aldım bide sapan var ama onu alamadım.
neyse artık burdan ayrıldım mezarlığa gittim. ozana orda konuştuk. mezarcıyla konuştuk.
şatonun ordaki adamla konuştum şimdi görevlerde brigatiye telefon aç emri var. hana gidiyorum. proposörle telde konuşurken türkiyeden ve çingene kadınla zar oyunu oynamak bahisleri geçti ama daha görevlerde bu yazmıyor.

28 Mart 2010 02:42

brigatiye telefon açtım konuşma bitince bi animasyon geldi. kadının boynundan madalyon koptu. bende elime aldı. derken kendimi odamda buldum. baktım yastıkta madalyon duruyor. aldım. inventte madalyona baktım. bişiler yapılması lazım üzerinde çizgi çıkıyor. dur bakalım anlamaya çalışalım.

28 Mart 2010 02:53

eheheheu bende kelime bulmacada kolay yola kaçtım.yes değil de öbür seçenekle abla işaretliyor kelimeleri.

28 Mart 2010 04:08

anladım madalyonu büyüteçle inceleyip yandaki CHARON yazısını okuyoruz. aşşağıya iniyoruz. ozanayla konuşuyoruz. türkiyeden bahsediyor. bide lukasın odasında bişiler olmuş onu söylüyor. konuşma bitince hemen sağda yerden WAX diye bişey alıyoruz. tekrar yukarı lukasın odasına gidip kapıyı açmaya çalışıyoruz ama yok. kapıyı tıktıklıyoruz. uyan falan gene ses yok. kendi odamıza gidip ordan odaya giricez.
odaya gidince dolabın alt kısımlarında çark çıkıyor. WAX sı buraya tıklıyıp dolaba da tıklıyoruz. dolap kayınca kapı ortaya çıkıyor. sürgülü kilidi açıp kola tıklıyoruz.
amanin lukas yatağın yanında mortolmuş. lukasa tıklayıp bi madalyon daha alıyoruz.
gene madalyonu inventory de büyüteçle inceleyip üstündeki yazıyı okuyoruz. ehpanın üstünde bi dökümanlar var onları okuyoruz. duvardaki tabloya bakıyoruz. tekrar tıklayınca resim kıvrılıp kalkıyor. altından towerbabe nin resmi çıkıyor. burdan sona polise telefon edip lukasın ölümünü bildiriyoruz. bu gecelik bu kadar.

28 Mart 2010 04:42

lukasın ölümünü bildirince gene odamızda buluyoruz kendimizi masada oyurmuş halde bişler düşünüyoruz. neyse burdan çıkıp aşşağıya inince ozanayla konuşuyoruz. gene sağda köşeden kancalı sopa alıyoruz. salona gidiyoruz. şatonun önündeki sarı saçlı adam salonda onla konuşup merdivenlere doğru gidiyoruz. yukarı çıkarken tavanda çark işareti çıkıyor tam sahanlıkta. kapak var burda. kancayla kapağı açıyoruz tavan arası. bi sandıkta 2 kitap okuyoruz. ve gramofon var onu kurup müzik dinliyoruz. önce silindiri takıyoruz. sola kolu takıp flapıda silindiri taktığımız yere yerleştiriyoruz. küçük bir kol var silindirin üstüne indiriyoruz. ama olmuyo iğne yok diyo. oğlanın verdiği iğneyide o kolu yeniden açıp flapın oralarda bi yere tıklıyoruz. burda bi müddet iğne elimde kaldı tekrar tıkladım falan yerine oturdu. küçük kolu da tekrar indirip sıoldaki kolu çevirip müzik dinliyoruz. bi sandık daha var oda kilitli. burda da madalyon kullanıyoruz.

28 Mart 2010 13:50

madalyon derken lukasın cesdinden alınan madalyon. madalyonu sandığın solundaki yuvasına tıklıyoruz ve zinciri geri alıyoruz. madalyon yerine oturunca aşşağı doğru çekince boşluğa gidiyor. madalyon aşşağı doğru kaydırılınca sandığın üst kapağı açılıyor ve altta renkler olan çevrilmeli bi kilit geliyor. renkler ne olabilir bakıyorum üç renk var mavi sarı, kırmızı. romanya bayrağı rengi bu castle giderken sağda harabe gibi yerde asker anıtında görmüştük. tam hatırlamıyorum ama soldan sağa 2 mavi, 2 sarı ve 2 kırmızı yanyana gelicek şekilde silindiri çeviriyoruz. doğru yapınca kapak açılıyo. kutsal su alıp kitapları inceliyoruz. bunlar bizim dökümanlarımızda vardı.
burdan çıkıp ozanayla konuşunca gene türkiyeye gitmek lazım olduğu belli oluyor.
yapılacak işlerde martayla konuışmak var.
doğru dispansere
marta önce bilet veriyor. konuşma devam ettikçe türkiyede bi hapishanenin yerini gösteren harirayı veriyor. yalnız ben tüm bunlara büyüteçle baktım. gerekiyomu bilmiyorum ama baktım işte.
harita incelemesi bitince trene biniliyor doğu anadoluda karlı bir dağlar arasındaki vadideyiz. 4 tane dağ var etrafta ölüm tilki falan neyse.
ilerleyince kamp ateşinin orda bir çantadan mMACHES,ELECRTİCK LAMP,RAG,KNİFE alıyoruz.

28 Mart 2010 14:28

ilerliyoruz. 3 tane sivri kaya var işartelere tıklıyoruz. okumuz ileri gidiyor ama biz gidemiyoruz. tam uçurum kenarındaki kayaya ropu tıklayıp aşşağı iniyoruz. bi mağra ağzından içeri girip orayı burayı inceledikten sonra taş yığınını görüyoruz. bunu açmaya bişey lazım açamıyorum. geri yukarı çıkıp bişeyler arıyorum ama yok mağraya tekrar dönüyorum aaa şimdi bu taşlar en üstten başlıyarak sağa sola çekilebilir anlamına gelen ok işareti ile gündeme geliyo. demin varmıydı yukarı çıkıp gelincemi oldu anlamadım. taşları üstten başlayıp sağa sola çekerek bir oyuk ortaya çıkardım. ilerliyorum.
oyuk çok dar sadece ileri gidiliyo ve adamımız nefes nefese. ilerde bi çift kırmızı göz var geri dönülmüyo ilerlemeye devam.
aaa kırmızı göz çığlık atıp o bizden kaçıyo deli mi ne?
ilerliyoruz.daha geniş bir alandayız sağda solda duvarlarda işaretler falan var. tam karşımızda davut yıldızına benzer bir simge kazılı kayalarda ona tıklıyoruz. ama bişey kayıp diyo allam ne bu?
inventte ne kadar şey varsa tıklıyorum olmuyor.

28 Mart 2010 14:33

geri ilk girdiğim yere dönüyorum yerde tüy var onu alıyorum. aaa oda ne biri ipimizi almış. kaldıkmı şimdi burda.
tekrar o yıldızın olduğu yere oyuktan dönüyorum.

28 Mart 2010 15:01

şimdi geri geldim bu yıldıza bişey yapılacak ama ne daha yıldız gelmeden oyuktan çıkar çıkmaz sağda yerde çark işareti çıkıyor topraklarla örtülü bi yer ama bi köşeden yıldızınşekline benzere bi kalıntı görünüyo. önce tüyle tıklıyorum. amacım toprağı temizlemek derken birden mavi ışşık beliriyo. o ışşığa tıklıyorum bişey olmuyo. deken bıçakla tıklayınca ışşık bi yöne doğru düz çizgi oluşturuyo. elimizi kaldırırsak ışşık bu sefer başka yerde beliriyo. anladığım kadarıyla biz buraya yıldız çizdireceğiz mavi ışşığa. ama benim maus gene bi ağır ki napıcam bilmiyorum. mausu hiç bırakmasamda ışşık kaçıp başka yere gidiyo. az bişey düz mavi ışşığı takip ediyorum. pat kayboluyo. kesinlikle mausu kullanamaıyorum. galiba burayı geçemiycem.

28 Mart 2010 17:00

evet bozonun dediği gibi yıldız yapıyoruz.epey bir uğraştırdı.
şu labirentlerden kenarlara topu değdirmeden geçiririz hani öyle düşünün.bıçakla tıklarken ışık ilerlediği anda takip ediyoruz.geri de kalmıyoruz ışıktan önce de gitmiyoruz(fareyi basılı tutuyoruz).dikkatle takip edince yıldız tamamlanıp mezar açılıyor.mezarden shine stone alındı.
derken ekrana şekiller ve semboller geldi.alt sağ okla inceledik.ben karşı duvardaki içi boş kareye gittim.shine stone bu karenin alt kısmına yerleşti.şimdi sanırım ki aynı yıldızı buraya da yapıcaz sadece mouse ile henüz yapamadım.

28 Mart 2010 17:09

yazmayı unutmuşum yıldız bitince korkmayın:)lahitte sağ alt kenarından açıldı boş dedik.bir de bir yaratık güldü ve kaçtı bizden bu arada.
duvardaki yıldıza gelince bildiğimiz A harfi gibi başlarız da elimizi kaldırmadan yıldız çizeriz hani aynen öyle yapılıyor.ama çok uğraştım çünkü sola eğik yıldız yapmak lazımmış.zemindeki de öyleydi hakkaten.burda da şuna dikkat ediyoruz çerçevenin iç kenarına değebilirsiniz ama dışına çıkınca başa alıyor.resim alamadım hemen duvar açıldı.hafif sola eğik yapmaya(bize göre) çalışın mouseyi bırakmadan.

burdan dışarı çıktık.tilki kaçtı önümüzden bir kuş donmak üzereymiş ateş yakmamız lazımmış.

28 Mart 2010 17:22

küllenmiş ateşin yanındaki çalı çırpıyı üzerine koyduk.kibritle tıkladık taşa sürtmek lazımmış sağımıza dönünce bir taş var.bez vardı elimizde onla taşı temizledik yazılar çıktı okuduk.kibriti sürttük yandı ama kağıt lazımmış nerden bulucam ki ben şimdi kağıt.etrafta yok.dökümanları mı kurcaşıycam işe yaramayan kağıt bulmak için:D

28 Mart 2010 17:25

dökümanlarda değil itemlerimizdeymiş aradığımız.oyunu başından beri elimizde olan kitap(incildi sanırım)ve haçı koyup kibritle ateşi yaktık.ve kuş kucağımızda geceyi geçirdik sanırım.gelen videoları space ile geçtim.
ve istasyondayız.çingene seslendi konuştuk.oyun oynayıp oynamama konusunda karar veremedim bir kez oynamıştım bir şey olmamıştı.
şimdi herkesle tekrar konuşmalı sanırım.
sonra devam...

28 Mart 2010 18:08

böhhüüüü yıldızı yapamıyorum :(((

28 Mart 2010 18:34

yıldızı baş aşağı yap sis altta bir köşesi olacak biçimde...

28 Mart 2010 19:06

yıldızı yapamıyorum yav maus beni dinlemiyo kafasına göre gidiyo. hüngürrr

28 Mart 2010 21:48

bozo yapılıyor valla.ben becerdim.yaklaşık bir saat uğraşınca eli alışıyor insanın.bana soldaki ışıktan başlamak kolay geldi niyeyse.

trenden devam.çingene kasabanın halkına güvenme sen de ben gibi yabancısın beni ararsan buralarda olmaycam vahşilikte (wilderness tam çeviri ne bilemedim ) olacağım dedi.dispansere gittik maria ile konuştuk vandallar yazı yazmış.hana mail okumaya döndük.hancı kadın gitmemizi istiyor.postamızda bir tehdit mektubu bir de kadın profesörden haber var.kadını aradık budapeştedekini konuştuk.trene binip peşteye gittik.o ne abla öldürülmüş.aqlındaki enjektörü aldık ve eliyle kanla yazdığını okuduk.şimdi burda tüm dökümanları topla diyor.bir kutu var içeri geçince şifre lazım yine.sesle halledemezmişiz bu sefer.şimdi kütüphane raflarına dalıyorum

28 Mart 2010 22:09

kitaplıkların hepsini okumaya ömrüm yetmez sanırım.geri odaya döndüm masadan spool ve thumbhacks gibi bir şey aldım bir makara ve bir kutu.
kasada şimdi dracula yazıyoır,biz buna başka şey yazmıştık.epey bi döndüm dolandım.ses olayı da kaybolmuş bu kasadan.defterimizde von hagen mi ne o adamın ismi var.ona ait olan her şeyi toplayacakmışız.büstünde ölüm ve doğum tarihleri vardı.1820-1913.onları roma rakamına çevirince ölüm tarihi yani 1913 0 da MCMXIII kasayı açtı yeni bir wax cylinder aldık.
şimdi bu spool kitaplıkların arasındaki şifre paneline takılıyor.kutu da oraya tıklandı.tek bir tag yeterli olacak dedi.
hadi bakalım...

28 Mart 2010 22:19

hmm thumbthack dediği raptiyeymiş ve o yazılı kısma saplamışız.makaranın ip ucu da o raptiyey takılıyor.sol mouse basılı tutarak uzunluk kısalık yani yarı çap ayarlanıyor.ve sol tuşu basmadan tam bir daire çevirirsek mouse ile orda bir daire beliriyor.
yazıda "If you wish to contemplate a hidden, terrible and cruel beauty, yet admirable to the sight, know that the green truth maybe read in a circle which you will follow in the right direction " diyor.
ani dehşetli, vahşi bir güzelliği denemek tanımak istiyorsan görüntüsüne hayran ol ve bil ki yeşil gerçek doğru yönde takip edeceğin bir daire içinde okunacaktır.

anlayan buyursun.

28 Mart 2010 23:35

aşağıda yazan DRACO yu harfler arasından arayıp durdum.aslında üstten daire içine aldığımız kelimeyi aşağıya yazıyormuşuz.aynı renk harfleri daire içine almaya çalıştım.inscript idi sanırım kelime onun sağına koyunca veritas gibi bir kelime vardı(kapak açıldığı için bakamıyorum tekrar)onun v harfinden başlatınca aynı hizadaki yeşil renkli harfleri daire içine alıyoruz.ordan en anlamlı VİRGO kelimesi çıkıyor.onu alta yazınca açıldı bir vazo var ama alınmadı.

28 Mart 2010 23:40

vazoyu büyüteçle inceleyince altta yazılar var.tek anladığım kandan ve bir ağaçtan bahsettiği.

29 Mart 2010 00:05

oyunu yapanları kutluyorumm.en azından her raftan tek kitap inceleniyordur dedim ama yok her birine ayrı konuşuyor.çok uğraşılmış bir iş.ama biz ipucu arayalım gereken kitaplar için yoksa akıl karı değil valla:)

29 Mart 2010 00:15

yok ege bi bağlantı olmalı.bak şimdi.
kadının eliyle yazdığı kelimeler :
arma
sunt
ınde
mala

masada 3 kitap var bunlarda sol üstte soldan sağa şu harfler var
IIBV
INRI
MXXVX

kitaplık bölümleri 5 tane her birinin tepesinde ayrı bir şey yazıyor.
memento mori
ad astra per aspera
nil nimium satist...
felix qui potuit...
nil admirari.

mesela memento mori kapısından girdiğimde üzerinde possumus non yazan rafa ayrı bir ilgi gösterdi.ama ordan bir kaç kitap çektim yok lüzumsuz yerine koyalım dedi.
bakalım uğraşcaz biraz.

29 Mart 2010 02:31

OOOOOOOOHHHHHHHHHHHHHH yetiştiimmmmmmmm,en son vazo çıktı kutudan üzerini inceledim,birinin bıçaklanışı anlatılıyor resimde,yan tarafında bir yazı var H.IFIGENEIA YAZIYOR.
Artık bugünlük bukadar beynim döndü.

29 Mart 2010 08:40

arkadaşlar ben epetce geriden geliyorum ama sonradan oynayacaklar için ufak açıklamalara devam. 600 sayfalık dracula kitabının tamamını okumak gerekmiyor. kitap görünürken sağ üstte kitap simgesi yanıp sönüyorsa ona tıklıyoruz. rastgele sayfalar açıyor. o sayfalardaki altı çizili satırları okuyoruz. bize ilerde vampiri nasıl yenebileceğimizle ilgili ipuçları veriyor. kitap yanıp sönmeyi bitirene kadar o işarete tıklamayı sürdürüyoruz. okuduklarımız dökümanlarımıza yazılıyor. aynı şey incil için de geçerli. çok tıkanıp bir şey yapamayınca incile bakın, üstteki kitap işareti yanıp sönüyorsa tıklayın. altı çizili cümle size yol gösterecek bir ipucu içeriyor.

29 Mart 2010 15:54

geceden beri kimse gelmemişmi ,oyun yükleniyo diye oynıyamıyorum bitince gelirim herkese kolay gelsin..

29 Mart 2010 20:44

sis çok sağol umut save işini halletti yıldızı geçtim. şimdi kütüphanedeki kadının bıraktığı ipucu kelimelere göre şifreyi çözmeye çalıştım.
dediğin gibi sırayla ARMA,SUNT,İNDE,MALA kelimeleri var elimizde.
bu kütüphanede 5 odacık var ve hepsinin kapı üstünde latince bir cümle var.
ARMA kelimesinin ilk harfi latince cümlenin son harfi oluyor.
buna göre önce AD ASTRA PER ASPER(A) yazan kapıdan giriyoruz.
burdada odacık bölümlere ayrılmış ve gene her bölüm üstünde latince bir cümle var.
buna göre ipucu kellimenin yani ARMA'nın 2. harfi olan R latince cümlenin son harfi oluyor. böylece tepesinde INCERTA CURATİO CERTUS DOLO(R) yazan bölüme odaklanıyoruz.
şimdi hangi raftaki kitap onun içinde ipucu kelimenin 3 harfi olan M harfi latince kelimenin son harfi oluyor. buna göre raf adımız GRUMİU(M) oluyor.
şimdi ipucu kelimenin 4. harfi olan A harfinin olduğu yerdeki kitap bizi ilgilendiren kitap olduğundan, kitapların altındaki alfabetik sıradaki a harfindeki kitaba tıklıycaz. tıklıyoruz. ama oda ne boş burası. burda kitap yok.
tüm bu işlemleri aynı mantıkla diğer kewlimelere yapıyoruz. işlemi doğru yapınca adamımız kitabı okuyor ve muhakak kitaptan belgeler görüyoruz ki bunlar daha önce bizim dökümanlarımız girmiş.
4 kelimeyi de yani ARMA;SUNT;İNDE ve MALA yı verdiğim örnekteki gibi inceleyince bazı odacıklarda beyaz şeffaf kitaplar görüyoruz.
bunlardan 3 tane bulup üstlerine tıklıyoruz. sanırım bir şeffaf kitap noksan
görevlere bakınca yeniden kasabaya dönmemiz gerektiği yazıyor. dışarı çıkıp haritadan işaretliyerek trenle kasabaya dönüyoruz.

29 Mart 2010 21:09

kasabaya dönüp direk hana gittim. ozanayla konuştum. mailim varmış odaya çıkıcam ama sanki çıkmak istemiyorum. bi koku alıp öksürüyoruz. ben tabi israrla odaya çıkıyorum. odanın kapısını açınca kapı tam açılmıyor. bir mekanizma var diyoruz. gene israrla odaya girmeye çalışınca BOMMMM
ve ölüyoruz. ileri gitmek istedim gene öldüm. geri aşşağıya inmek istedim gene öldüm. çare yok itemlerde hiçbişey işe yaramadı. mecburen son saveden başlıyorum tekrar.
arkadaşlar trenden inince ben save etmiştim işe yaradı. fazla geriye gitmedim. tavsiyem sık sık save edin.

29 Mart 2010 22:00

bu sefer direkt mezarlığa gittim. mezarcı herzamanki yerinde değil ilerde merdivenlerde oturuyor. işaretleri soruyorum heryana o S gibi işaretler konulmuş.
inspektör yemiş bu naneleri. tam ayrılırken martanın mezarıyla ilgili bişeyler söylüyor. mezara baktım ama ben bişi anlamadım.
ordan çıkıp hemen küçük çocukla konuşup doğru dispanese gittim.
girdiğimde marianın sesi gelmeden giriyorum. içerde tütün kokusu var. derken birden elektürükler kesiliyo. mutfakta masa üstünde drakulayla ilgili bi filim broşürü okuyup. yere bakınca kanlı mariya şalını alıyorum.
diğer köşede çekiç ve kazık alıyorum.
burdan çıkıp köpeğin olduğu kapıyı açıyorum. köpek bu sefer havlamıyor. bakıyorum korkmuş zavallı.
tekrar içeri girip lavabonun solundan çekmeceden CAPPER WİRE alıyorum. tekrar köpeğin oraya gidiyorum. bahçenin en sonunda köşeden EMPTY CAN alıyorrum.
solda sanırım güvercinlik var onun az ilerisindeki kapıdan giriyorum. bir yığın tabut var. buraya girmeden önce yerde wedding var alınmıyo. neyse tabutların çoğu boş birinde bişey var. açıyorum tabutu eneeee jones ölmüş mü ne.
ceplerini kurcalıyorum sol pantolun cebinden KEY ve GOLDEN KEY alıyorum. diğer cebinde sigara,brandy not ve çakmak var. göğsünde drakulanın hayatıyla ilgili döküman var.
burdan aşşağıya bir kapak açılıyo. kırmızı ışşık var. aşşağıya iniyorum. orayı burayı inceliyorum sağda sigorta kutusu var. kolu OFF dan ON konumuna getiriyorum. bide yerinden alınıp başka yere takılan kutucuklar var onlarlada oynadım ama noldu bilmem. derken birden dışarıya bakan parmaklıklı pencerede bir çift ayak görüyorum. hemen save ettim nolur nolmaz. merdivenlere geri dönüp dışarıya çıkıcam.

29 Mart 2010 22:49

dışarı çıktım bişi yok. eve girdim hala ışşıklar yanmıyo.
tekrar morga girdim. jonese tekrar baktım ağız kısmına tıklayınca ölmediğini anlıyorum ama nasıl ayılacak.
ondan önceki bi tabuttada ölmüş biri var. tekrar aşşağıya iniyorum. dinamonun solunda yakıt tankı var. empty canı ızganın üstüne tıklayıp. mutfaktan daha önce aldığımız (perdeli yerden )huniyide bidonun üstüne tıklayıp yakıt dolduruyorum.
tekrar sigorta kutusuna gidiyorum. açık konumdaydı yerleri değiştirilen şetylerin dışındaki yerlere capper wire ile tıklayıp bikaç kere geberdikten sonra akıl edip kolu off yapıyorum. daha sonra sağlam olan o takılan şeyleri en alt sıraya yerleştiriyorum. birtanesinide 2. sıranın en sonuna koyup 2. sıranın 1 ve 2 yerlerine capper wire ile tıklayıp tamir ediyorum. kolu on yapınca telefon sesi duyyorum. telefona koşuyorum. profosörle konuşuyorum. gene bir kan örneğinden bahsediyor. p sendromlu.
telefon bitmeden kesiliyo. fırtına var ya.
ordan çıkıp gene bahçeye gidiyorum. o güvercinliğin karşısında bi kapı vardı açılmayan onu gold key le açıp giriyorum. biri konuşuyor. arkanı dönme falan diyo. bi bakıyorum papağan var. papağana yanaşıp. yem kutusundan
grain alıyorum. etejerin üstünden metal boş kutu ve twezer alıyorum. çekmeceleri talan ediyorum. alttaki çekmecede mariayaya ait şifreli bi kutu buluyorum. şifre ne bilmiyorum bırakıyorum. yerden feather alıyorum yerde bi kutu var ordan asetilen asit alıyorum örtü örtülmüş tabloyu alıyorum. etejerin üstünde tablonun yeri boş oraya tıklayıp asıyorum. marta ve marianın resmi bu. diğer resimleri ve yatak üzerindeki dergilerre bakıyorum. kutuyu nasıl açıcaz

29 Mart 2010 23:23

duvarlarda 4 tane tablo var. yerleri değişiyor.
resimlerin yerini değiştirdim. resimleri duvardayken büyüteçle inceledim. resimlerin sağ altında birharf ve numara çıkıyor. 4 resim var. bu rakamlar şifre olabilir.
gymnosopil tablosunda A4-st sabastian da A7- patrokko da B6 ve marta ile marianındakinde AD8 var. duvardaki resim sıralamasını bulamadım ama. bu rakamları kutuya girince bi kaç denemede 4768 yazınca kutu açıldı. anladımki tabloları izlerinin üstüne doğru koyunca bu sıralama çıkıyo zaten. buna göre.
kapı girişi hemen sola gymno, yanına st sabastian, etejerin tam üstüne mariayla marta, hemen solunada patrokko asılıyo. ne alaka duvardaki izler tam anlaşılmıyo.
neyse kutu açılınca kitapda suratı asitle yakılmış marta resmi ve birde 1415 diye etiketlenmiş anahtar var. anahtarı aldım.
şimdilik bu kadar.

29 Mart 2010 23:59

şifreyi çözdüm şeffaf kitapları buldum evden çıkamıyorum imdaaat

30 Mart 2010 00:05

dönüp durup kendimi prof.büstünün önünde buluyotum ordanda henüz giremezsiniz yazsı çıkıyo
acaba ne eksik yaptım,bide şu isanın çarmıha gerili resminin orjinal le kopya arasındaki farkı bulamadımmı diye düşünüyorum..........

30 Mart 2010 07:32

ada o kadar çok şey varki yapılacak hepsini yaptınmı yapmadın mı bilemem. ama mesela cesetten şırıngayı aldınmı. kasayı açıp silindir aldın mı?(sis'in 52 yorumu) incil yanıp sönüyosa onları okudunmu. görevlere baktın mı belki ordan eksik olanı anlarsın.
bide şifreyi çözdüm demişsin hangi şifre. benim dediğim gibi ipucu kelimeleri kullanarak gerekli kitaplara tıklayıp belgeleri gördünmü.
bir kitap eksik ama üç kitap bulununca içlerinden belgeler çıkıyor. bu belgeleri daha önce biz görmüştük. vazoyuda muhakkak büyüteçle incelemek gerekiyor.

30 Mart 2010 08:17

mariyanın yatak odasından çıktım. güvercinliğin önünde yemliğe odadan aldığım papağan yemini koydum. güvercinler yemlenmeye grldiler. sol baştakini ayağındaki kırmızı şeyi aldım. bu profosör kurugerden bir mesaj. yeniden taze kan örneği alınmasını istiyor.
labratuvarda ekipmanları alıp ilk yaptığımız gibi mutfakta dezenfekte ettim. kazana su doldurduk ocağın üstüne koyup içine ekipmanları atıp, fırın kapağını açıp soldan odun attık. su kaynadı ekipmanları almadan elimizi yıkadık sona yan odaya geçtik. soğutucunun kod numarası değişmiş. birazcık karışık bir açma şekli var diyorki ilk numaradan başlayıp kilidi çekerek doğru şifreyi sırayla bulucaz. her seferinde tek numara deneniyo. ben sola ilk 1 numarayı girdim kilidi çektim. diğer numaraları da tek tek girdim ama kilit hiç çekilmedi. tekrar ilk numarayı bir yapıp bıraktım. 2 numaraya geldim. gene tek tek numarayı hizalayıp kilidi çektim.hepsinde kilit çekiliyo.
hangi numarayı yapsam karar veremedim. 3 numaraya geldim gene aynı hepsi çekiliyo anlıyamadım. 4 numaraya geldim iki rakamında kilidi çektiğimde hemen geri yerine dönmedi çekilmiş vaziyette bekledi
tekrar 2. numaraya geldim. tek tek denedim. bu sefer sıfırda kilit geri dönmedi.
3 numarayıda 4 yaptım. gene kilit açılmadı. tekrar 1 numarayı bir yaptım. kilit iyice çekildi az bekletti ve açıldı. anlıyamadığım ilk numara zaten birde duruyodu. çünki diğer numaralarda kilit çekilmiyodu. valla biraz karışık ama 1042 ile açtım yani. ama israrla kilidin çekilip geri dönmesinin gecikmesi gerekiyor. doğru şifre için. tam dikkat etmedim ama sanırım her doğru numarada biraz daha çekili kalıyo.

30 Mart 2010 10:20

selamlar herkese
Arkadaşlar bu oyunun part 1 i indirdim şifre istiyor nedir şifresi acaba yazarmısınız lütfen.

30 Mart 2010 10:51

oya anneanne, bu oyun şifre istemiyor. yalnız partların tamamını indirmeden kuramazsınız oyunu. önce tüm partları bir klasöre indirin,tüm partlar inince part 1e sağ klik yapıp buraya çıkar deyin.

30 Mart 2010 12:28

uf ya canım çıktı kaç saayyir kan tahliliyle uğraşıyorum.
soğutucuyu açtık.
hemen masa yanında akü gibişey bizden batarya istiyor. kapağını açıp asetilen asit koymamız gerekiyor. daha sonra kolu çekiyoruz. batarya tamam artık testleree geçebiliriz.
öncelikle güvercinin ayağındaki notta yeni kan örneği isteniyordu.
önceden yaptığımız gibi kan ekipmanını sterilize ediyoruz. yukarda yazmışım zaten.
aldığımız kan 815 nolu örnek oluyor.
bunu soğutucuya koyup kapağı kapatıyoruz. aksi takdirde odadan çıkılmıyor.
güvercinin ayağından aldığımız flamenti kullanmamız gerekiyor.
neler yapılacağını test klasörünün yanındaki profesörün yolladığı nottan öğreniyoruz.
öncelikle sendromun ne olduğunu belirliyeceğiz.
bunun için 2 işlem yapıyoruz.
önce flamenti (-).(+) olan alete takmak için dezenfekte edicez. gene mutfağa gidip kaunatıyoruz. uzun uzun yazmıycam el yıkamalr falan hep aynı.
sterilize işi bitince gene labr. a dönüyoruz.
el yıkanıp boş tüp alıyoruz.
ilk olarak 815 nolu örk.den tüple kan alıyoruz. bunu eksili artılı alete takıp üstünede flamenti takıyoruz. aletin solunda kolu aşşağıya çekip tüp aşşağıya doğru inince artıya(+) basıyoruz. tüp kendiliğinden yukarı çıkınca flamenti alıp. mikroskopun inceleme yerine koyup merceğinden bakıyoruz. gördüğümüz görüntüde hücreler var ekranın sağ üst köşesinde 2 adet yuvarlak çıkıyor.
önce sol yuvarlağa tıklıyoruz. ve bir sayı beliriyor. bunlar tek hücreler. 815 nolu örnekte tek hücre 81 çıkıyor.
ekrandan çıkıp mikroskoptan flamenti alıp diğer alete tüpün üstüne takıp eksiye(-) basıyoruz. bu işaretlenmiş tek hücreleri boşaltmaya yarıyor.
tabi önce sol kolu indirmeyi unutmayın. eksi işlemi bitince gene kolu indirip artıya(+) basıyoruz. tekrar flamenti alıp mikroskopa koyup mercekten bakıp yukardaki sağ yuvarlağı tıklamadan önce çıkan sayıyı not edip sağ yuvarlağa tıklıyoruz.
çıkan sayıdan az önceki sayıyı düşüyoruz. buda bizim çok hücre sayımız oluyor. yani çok hücre 7 oluyor.
gene flamenti çıkarıp tekrar diğer alette tüpün üstüne takıp eksiye basıyoruz. tekrar kolu indirip artıya basıyoruz. gene flamenti alıp mikroskopa koyyoruz. şimdi ml sini bulmak için gereken rakamı göreceğiz.
granül 7 diyor.
formüle göre (profosörün yazdığı) 2 test sonucu 100 ml, 100 ml çıkmıştı toplam 100 le 100 ü çarpıp 7 ye bölüyoruz.
1428 çıkıyor.
buda toplam mililitremiz.
şimdi yeşil test klasöründe yazılacak yerler var kruger test denen yerin orda ilk bölüme tek hücre sayısını giriyoruz. otomatik olarak çok hücre sayısı da yandaki kutucuğa çıkıyor. bölme işlemi sonucu 1428 i de onun altındaki bölüme giriyoruz. şimdide sendromu işaretliycez.
profun yazılarına göre;
P anomalide tek hücre sayısı az, çok hücre sayısı çok
unknown anomalide tek hücre çok, çok hücre az.
no anomaliyde ise iki hücre sayısı birbirine yakın.
bu durumda 815 nolu pederin sayfası 81-19-1428
ve unknown seçeneği işaretlenecek.

30 Mart 2010 12:38

bu işlem yeşil klasörde sendromları boş olan tüm örneklere tek tek yapılacak. her yeni örneğe geçerken flamenti tüpün üstüne koyup eksiye basmayı unutmayın.
kan örneği dolu tüpüde hemen çeşmede yıkayın diğer örneğe geçin.
şimdi saatlerce uğraşıp bulduğum değerleri kıssaca alta yazıyorum.
artık aynı testleri yapıp girmeniz mi gerekiyor. yoksa benim yazdıklarımı direkt girerseniz kabul edermi bilmiyorum.
sırasıyla tek hücre, çok hücre fark, mililitre ve sendromu yazıyorum
813 nolu örnek;57-43-10-1000 no anomaly
811 " " ;46-54-10-1000 no anomaly
812 " " ;89-11-7-1428 unknown
814 " " ;56-44-9-1111 no anomaly
810 " " ;100-0-6-1666 unknown
bu işlemleri yapıp klasörden çıkınca adamımız tamam diyo isnt not derse yanlış var demektir.
işlem bitince bi anda oda dönmeye başladı ve kapılar camlar kapandı. biri bizi kitledi.
kapı menteşesine asetilen asiti en üst menteşeye gelicek şekilde döktüm kapı açıldı. dışarı çıkmamla prof telefonda oluyor ve zorunlu olarak konuşuyoruz.
konuşma sonucu dispanserden çıktım. şimdilik bu kadar.

30 Mart 2010 17:32

evet bozocum ,dediklerinin hepsini yaptım,en son 3 şeffaf beyaz kitap onlarıda bulup tıkladım,genede çıkamadım odadan,şimdi yenden gircem oyuna bi baştan kontrol edicem bakalım,geceden beri giremedim misafirlerim vardı,şimdi oturdum bakalım tekrar bi kontrol yapayım..

31 Mart 2010 00:56

dispanserden çıkıp castele doğru gittim. çingene kadın arabanın orda konuştuk. dragon yolu soruyorum ona gene bana henüz değil diyor.,
ordan hana geldim. öksürüyorum hastalanmışım. ozana mailin var diyor. yukarı çıkıyorum. evet kapı yı aralayınca dikkat diyor. ve bir mekanizma var arkada. kapının ortalarından yukarıya doğru pervazla kapı arasında çark işareti çıkıyor. işte oraya raptiye ile tıklıyoruz. hayal meyal ip gibi bişey görünüyo.
sonada bıöakla hesip içeri kapıyı iterek giriyoruz. tam karşıda camda marianın güvercinlerinden birini o anda görüp bomba diye bağrınarak kapı arkasından bombayı tıklayıp alıyoruz. aaa patlıycak elimde sandım. patlamadı. itemlere eklendi bomba.
masada güvercinin getirdiği paketi bıçakla kesiyoruz. sarmısak var içinde ama elimize alamıyoruz. metal kutuyu tıklayıp sarmısakları alıyoruz. marianın gönderdiği notları okuyoruz.

31 Mart 2010 11:24

aşşağıya inip ozana ile konuşuyoruz. inspektörün odamıza girdiğini öğreniyoruz. bankodaki janos mektubunu okuyup büyüteçle bakıyoruz.
yuakarı çıkıp hiç girmediğimiz odamızın karşısındaki odaya giriyoruz.
burası janosun odası masa üstünde takvime bakıyoruz.
vesnicia letteri okuyoruz. altında bi broşür var blood dragon onu okuyoruz. masanın çekmecesini marianın yatak odasından aldığımız 2 li anahtarla açıyoruz.
çekmecede gene hans beckermeyer e ait pasaporta bakıyoruz.
vlad biyoğrafisine bakıyoruz. tüm sayfaları okuyoruz.
ÖNEMLİ NOT: ADA bazen bazı kısımları geçemediğimizde bulduğumuz belgelerin çok sayfalı ise bütün sayfalarını okumadığımızda geçemediğimizi farkettim. dikkat edip kaç sayfaysa muhakkak okumak lazım. bazende tek sayfa gibi görünmesine rağmen altta çarpıya basıp çoktığımız yerde sağa ok işareti çıkıyor oka tıkladıkça belgedeki diğer sayfalar görünüyor.
neyse sehpanın üstünde kağıt kalem ve kutu var.
kağıda yeni yazı yazılmış izi sayfaya çıkmış kurşunkalemle kağıdı bi kaç kere karalıyoruz. bir seri kodlama çıkıyor. kutuyuda gene 2 li anahtarlarla açıyoruz. kutu faksa benziyor. çekmecesinden de gene zarf içinde kodlar çıkıyor.

31 Mart 2010 13:02

karaladığımız kağıtta SEPTE ve yanında kodlar var yerleri değişen düğmeleri o kodlara göre yaniIV-III-I-V-II sıralamasıyla tuşları yer değiştirip tuşlar üstünde düğmeleri kullanarak SEPTE yazıyoruz. sonra ilk satırdan başlıyarak UARC diye devam ediyoruz girmeye. bi kaç satır yazınca tamam diyo adamımız anahtarı buldum. ve bir döküman geliyor onu büyüteçle okuyoruz. sanırım martanın mezarı boş diyor.
bu işemden sona şifre çözücünün çekmecesindeki zarfa tıklıyoruz ondan da başka bir codlama çıkıyor.
zarfı inceliyoruz büyüteçle. 28 AUGUSTOS yazıyor.
masa üstündeki takvimdede 14 SEPTEMBER yazıyordu. 14 eylülden geriye sayınca 28 agustosun cumartesiye geldiği anlaşılıyor. jonesin cebinde bulunan sontag, montak diye başlayan bi not vardı. burda sıralamayı anlamaya çalışarak boş olan freitax ve samtag günlerinin sıralamasını bulmamız lazım.
sontaka bakınca 2 nin yanında 5 yazıyor. bunu 5 sütüna taşıyınca
5. sütunda bulunan 4 2 sütuna taşınacak.
yav burası çok karışık en iyisi bende işin içinden çıkamadığımdan kopya çektim onu yazıyım.
şifre çözücüde düğme sıralaması II-V-IV-I-III
şeklinde olucak. gene düğmelerdeki tekerlekleri çevirerek AUGUS yazıp bu seferde şifre çözücünün çekmecesinden çıkan kodlamada ilk satırdan devam ediyoruz. tuşlara basarak. taki adamımız tamam keyi çözdüm diyene kadar.
mesajda galiba şatodaki balo salonunda dragon yolu mealinde bişey anladım.
NOT; yav bu gün şifrelemeyi çözümden bile anlıyamadım. çok zor. belki doğru tercüme eden bi arkadaş tekrar bu kısmı yazar.

31 Mart 2010 19:12

odadan çıkıp tavan arasına gidin. irinaın kasasından aldığımız silindir vardı şimdi onu gramofona takıp dinliycez. gramofonu daha önce kurup şarkı dinlemiştik. gramofon iğnesinide küçük oğlanla oyun oynayıp almıştık. koninin üzerindeki küçük kolu kaldırıp önceki silindiri çıkarıp itemlerdeki sarı silindiri takıp dinliyoruz. herman bergerin son sözleriymiş.
konuşma bitince aleti tekrar kaldırıp silindiri çıkarıyoruz ve tam o sırada silindir parçalanıyor. daha sonra diğer parçalarıda söküp kutuda uygun yerlerene koyup gramofonu kapatıp sapına tıklayarak alıyoruz. gramofon şimdi itemlerde.

31 Mart 2010 23:18

dispansere gidip sigorta kutusunu açtım. orta sıradaki bakır telli sigortadan birini üst sıradaki yerlerden ortadakine taktım. mariyanın odasında karanlık bir yer vardı şimdi ordayım. burası fotoğraf tab odası.
ışıklı bir kutuda mariyanın fotosu var ona yaklaşıp bakatım ekrandan çıkarken kazayla asit şişesini deveirdim. fotoğrafın sağ yanı yandı. aynı diğer belgelerdeki gibi.
devirdiğim şişeyi düzeltip itemlerden asetilen asiti tıklayıp şişeyi tekrar doldurdum.
jonesin mektubu vardı itemlerde alırken dikkatimizi bazı harflerin altında delikler olduğu çekmişti. bu mektubu dökümanlardan bulup tıkladım. jones letter.
mektup itemlerde sağ klickle alıp ışıklı kutuya tıkladım.
büyüteçle bakıp sırayla altında delik olan harfleri biyere not ettim.
pardon bu işlemi yapmadan önce lavabanon yanında süngeri alıp asit dökülen fotonun üstünü silmiştim.
sırasıyla harfler şöyl; CCHHHHOONANASHHO
BUNLARI RAFLARDAKİ ŞİŞELERE TIKLAYIP KİMYASALLARIN FORMÜLLERİNİ GÖRÜP HANGİLERİNİ KASTETTİĞİNİ ANLIYORUZ.
C2H4O2,NA2S,H2O olan şişelerden birer kere yerdeki ışıklı kutunun yanındaki tepsiye tıklıyoruz. lavabodan süngeri alıp önce yıkayıp bu karışıma batırıp. mektubu siliyoruz. adamımız diyorki hımm bişi gizlenmiş buraya. bileşimi doğru yaptıysak süngeri batırdığımızda mor gibi oluyor.

31 Mart 2010 23:32

itemlerde tvezer var. onla mektubun alt kısmında küçük siyah kareden bilinmeyen bi madde alıyoruz.
sonra karşımlı tepsiyi sapından tutup alarak çeşmede yıkıyoruz. şişelerin yanında küçük bir kitapçık var onu açıyoruz. burda foto tabıyla ilgili yapılacak işlemlerdeki kimyasallar sırayla yazılmış. 1. sıradaki formülün yaninda 12 sn. diğerlerinin yanında da 7 sn. yazıyor.
1. formülü ilk tepsiye.2 formülü 2 tepsiye koyyoruz ama bu seyreltilmiş asit olduğundan yazmamasına rağmen steril suda koyyoruz.3 formülde ensağ tepsiye konuyor.
lavabonun üstün edoğru elektrik düğmesini çevirip kırmızı ışşığı açıyoruz.
gene lavabonun yanında bi maşa var onu alıp üst kısmına doğru siyah kutudan bir foto kağıdı tıklıyoruz. kağıdıtıklayın ama bırakmayın maşayla taşıycaksınız. bu kağıdı ışıklı kutunun yanındaki cihazın tablasına koyyoruz. itemlerdeki cımbızımızıda bu cihazın üst kısımlarındaki bi yere tıklıyoruz. çark çıkıyor zaten. tabla kısmının ön kenarında sağa sola çevrilen küçük bir kol var onu çeviriyoruz. ışşık çıkıyor. ondan önce maşayı sağ click yapıp bırakmıştım. ışşık kendiliğinden sönünce kartta türkiyedeki dağ resmini görüyoruz.
maşayı alıp kartı tabladan alıp ilk tepsiye tıklayıp içimizden 12 sn. sayyıyoruz. yanlış yaparsak zaten adamımız olmadı diyo. o zaman tüm işlemleri tekrar yapabiliyoruz. yavaşçana sayın 12 sn yeyi. daha sonra maşayla resim 2 tepsiye tıklanıyo 7 sn bekleniyo. sona 3. tepsiye tıklanıyo resim ve gene 7 sn bekleniyo. sorun yoksa resim bu sefer mandallı ipe tıklanıyo.
resim kurudu. resme tıklıyoruz. ve büyüteçle izliyoruz. kayalarda 3 tane sembol görüyoruz. 4 kayada da ip merdive. görüyoruz.
burdan çıkıp tekrar sigortayı eski haline getirip dispanseri terkediyoruz.

1 Nisan 2010 00:54

görevlerim bitürlü değişmiyor. meğer jonesin odasındaki dökümanları tam okumamışım. masa üstündekilerin hepsini bidaha tıklıyorum. işte o zaman luanayla konuş yazıyor. ne zaman yanına gitsem henüzz değil diyodu. konuşunca yeni bir yol işaret ediyor. ordan girince lord mircae nin taşını görüyorum. tıklıyorum ters çeviriyorum. başka bir isim yazıyo arkasında. hemen sağda şspel var ona yaklaşıyorum burda kupa yada kadeh noksan onu bulunca burdada işlem yapılacak. şapelin soluda vlad a ait 2 mezar var en sağda 3 mezar boş. burdan çıkıp mezarlığa gidiyorum mezarcıyla konuşuyorum. daha önce küreğe tıklamıştım alamamıştım. mezarcıya maches verip kürek alıyoruz. martanın şapeline gelmeden sağda gül çalısının yanında luciane harter in mezarını açıyorum. tabi kürekle. kalbine kazık saplanmış . burdan kül alıyorum.ASHES yani. yandaki gül çalısından bıçakla gül alıp. martanın şapeline gidip kapıyı 1415 yazan anahtarla açıyorum. içerden bir yüzük ve haç alıyorum. yerde bir anahtar var bi anahtarın çifti ama o alınmıyor.
martanın mezarı gerçekten boş. şifre çözüp te aldığımız kağıta da yazıyodu.
burdan çıkıp küçük çocuğu herzamanki yerinde bulup torbasından sapanı almak istiyorum. değiş tokuş yapılması lazım gramofonu verip sapanı alıyorum. gene görevlerim bitti tekrar çingene kadına gidiyorum.

1 Nisan 2010 02:15

bowlu bulmak için yardım istiyorum o da bana sen bul diyo. gidip tekrar oğlanla konuşuyorum kırık bişeyden bahsediyo. handa ozanayla konuşup tekrar çingene kadına gidiyorum. oda bana bi liste şeklinde istediklerini söylüyo. istekleri dökümana kayıt oluyor.
sırayla; bloo of the (kanlı şal),the ashes(kül),hazel wand, ring of killer(yüzük),rose(gül), beries (böğürtlen) ben bunları itemlerden sandığın üstüne sırayla tıklıyorum. hazel wand nedir bilmiyorum ama sapanı veriyorum. itiraz etmiyo. beklememi söylüyo. o anda kendimi odamda buluyorum. masada bişiler yazıyorum. işim bitince masadan zarfı alıyorum. ozanaya gidiyorum. bana Y şeklinde ki çubuğu çingenenin bıraktığını söylüyor. çubuğu alığ. posta kutusuna az önce yazdığım zarfı atıyorum çıkıyorum.

1 Nisan 2010 02:28

çingeneye gidiyorum. yerinde yok. şapele doğru gidiyorum. o y şeklindeki çubuğu itemden tıklıyorum. çubuk önümde yürüyorum. mezartaşından körüyü geçince çubuk hareketleniyor. tümsek şeklindeki yeri kürekle kazıyorum. kupa göründü. dokunmamla bBOOOMMMM. ölüyorum. neyse aynı yerden devam ediyo. kupanın alt kısmlarına doğru çark çıkıyo. bir - iki tıklayıp toprakları temizliyorum. bomba görünüyo. başlığı sökülecek. önce mezarlığa gidiyorum. mezarcıyla konuşuyorum benden lambayı alıp ingiliz anahtarını veriyo. tekrar bombanın oraya gidip anahtarla kafaya tıklayıp kendime doğru 2 kere falan çevirince başlık düşüyo. kupayı alıyorum.
şapelde kupayı yerine takıyorum.

boş olan deliklere cardriç mi neydi işte o kurşun gibi şeyleri takıyorum. daha önce kupayı incelemiştim dökümanlarda büyüteç ile.
kupanın takıldığı yerde altta taşta vlada git diye bişi yazıyo.
soldaki bi mezarda vlad1,yanındakinde ııı,
köptü taşta lord xııı, arkasında aleksandra v111 yazıyor. elimizde 4 tane rakam var ipucu.
ve bir mantıkla burakamları tamamlayan 2 rakam daha eklersem şifre çıkar diyorum. 2 delik boştu ya. böylece.1+2=3+2=5+3=8+5=13 sıralamıyla 6 rakam buluyorum. zaten yanlış yapınca adamımız ikaz ediyo. ve numaralarıda kendi söylüyo.
sırayla 1-2-3-5-8-13 e basınca kapı açılıyo. ilerliyemiyoruz karanlık. solda meşale görünüyo. meşaleye itemlerdeki çakmakla tıklayıp yakınca ilerliyoruz.

1 Nisan 2010 08:07

sonunda yapılan testin mantığını(yani o doldurma boşaltma işlerinin neden yapıldığını )anladım. öyle motomot bozonun adımlarını izleyerek doldur, boşalt, çarp, topla yapamıyorum, ne yapayım.içimdeki bilim adamı engel oluyor:))
şöyle ki, profesör mektubunun son sayfasında bir örnek vermiş. ancak onu okuyup anlarsak ne yaptığımızı anlıyoruz. bir gölde bulunan balıkların sayısını öğrenmek istiyorsan 100 balık yakala, işaretle ve tekrar göle bırak. diğerleriyle karışmalarını bekle ve tekrar 100 balık daha yakala. bu ikinci yakaladığın gruptaki işaretli balık sayısı senin göldeki işaretli balık oranını verir. örneğin, ikinci yakaldığın 100 balıktan 5 tanesi işaretli ise ilk yakalanan 100 balık senin tüm balıklarının %5 i demektir. buradan da basit bir oran kurarak toplam balık sayımızı buluruz. hani ilkokulda içler dışlar çarpımı gibi bir oran kurardık ya, 100- 5 ise 100 -X dir gibi. 100x100/5=2000 göldeki toplam balık sayısını verir.

burada da önce flament içine kan alıp işaretliyoruz, mikroskopta kaç hücre işaretlediğimizi sayıyoruz, sonra flamenti tüpe boşaltıp(-) ile karıştıktan sonra tekrar flamente kan alıyor ve tekrar işaretli hücreleri sayıyoruz. ikinci bulunan sayı bize toplama oranımızı veriyor. sonra da içler dışlar çarpımı ile olayı çözüp yazıyoruz.

bozocuğum, seni kutluyorum. defterde okuduklarını benden daha hızlı anladın ve deneyi çözdün vallahi. ben ancak bu sabah konsantre olunca çözebildim

1 Nisan 2010 10:11

dafneciğim ben defterde okuduklarımı asla tam anlamadım 100 sayısını falan farkettim ama tam tercüme edemediğimden nasıl olucak sökemedim. gülme ama en az 20 kere daha önce elimizde bulunan eski örneği kurcaladım o rakamlara nasıl gelinmiş bulmaya çalıştım.
eh bide az biyoloji merakım var kan anomalilerinde hücre sayıldığını biliyorum. köşede çıkan yuvarlakların hücre sayısı olduğunu anladım. eksi ve artuyıda gene tesadüfen aynı testi eksi yapmadan devam edemiyeceğimi görünce bir boşaltma olduğunu anladım. yoksa nerde 4. sayfadan okuyup ta anlayıpta çözücem. ingilizce lafları ancak görevlerde çok basit emirler varsa anlıyorum. bazen onları gogle transleate yazıyorum. çözmesi anlamsız dahada tuhaf şeyler çıkıyo karşıma. 2 saat oturup bu sefer bu tercüme ne demek istedi onu anlamaya çalışıp netleştirince buraya doğru şeklini yazıyorum.
mesela ilerde geleceğin şifre çözme yerini 500 kere tercüme ettirdim anlamadım. 1. kısmı hallettim. ama günler sıralamsından cumartesiyi bulmayı başaramadım ve orda yazdığım gibi kopya çektim.
dafneciğim eğer o kısmıda teferuatlı yazarsan çok memnun olurum. şimdiden teşekkürler.

1 Nisan 2010 10:25

şimdi açılan yerden devam.
içeri girince sağda solda kırmızı gözlü fareler va. tedirgin oluyorum onlardan. ilerde bir lahit var kapağı açılıyor. hiç bişey yapamıyorum sadece okumuz suyun üstünü gösteriyor bişeyler yapmak lazım. su kapı girişinde sanki yağlı gibiydi. belki yanıcı bir maddedir diye. suya çakmakla tıklıyorum bişey olmuyor. itemlerden oil canı tıklıyorum suya tamam oil suya yayılıyor. şimdi buna ateş lazım. çakmakla tıklıyorum. sahne değişiyor. ben yüksek biyerdeyim. çakmağı suya atıyorum. alevler etrafı sarmaya başlarken kendimi lahitin içine attığımı görüyorum.
derken görüntüde herşey yanıp patlamalar olmaya başlıyor. tüm herşey filim şeridi gibi geçiyor. ortalık sakinleyince lahitten çıkmak istiyorum. oraya buraya tıklayınca oyunun başındaki tabutta çıkmaya çalışan adam ve gözleri aynı sahne. demek baştaki tabuttaki adam rahipmiş. ben onu drakula sanmıştım.
itemler çalışıyor. eksi işareti gibi olan yere gold coini tıklıyorum. kilit mekanizması ortya çıkıyor.
4 adet dış kısımlara taşmış kilidimiz var bunlar kapağı açmaya engel oluyor.
teker teker sürgü kilitleri içeri doğru çekiyorum. iyice çekmek lazım yoksa kapak açılmıyor.
sonunda kapağı açıyorum. heryer gri. demek duman daha dağılmamış. geldiğim yönün karşısında kayalara doğru ok gidilir işareti verince o yöne gidip bir kapaktan aşşağıya düşüyorum.
kapı tepelerinde romen rakamları olan 4 ayrı kapı var bazıları kilitli bazıları yarı açık. gelişigüzel ordan giriyorum burdan giriyorum. bazı yerlerde careflu diyo. öle yerlerde vaz geçip başka kapıya yöneliyorum. bu arada bi yerde tütün kokusunu yoğun bi şekilde duyyorum. geldim bi yere ama tek kapı açık ve orayada dikkat tehlike diyor. ama mecbur giriyorum. tabiki ölüyorum. oyun tekrar bi kaç kapı öncesinden kendi başlıyor. hala yolumu bulamadım.

1 Nisan 2010 12:18

uzun uğraşlardan sonra kapı üstlerindeki numaraları kullanırken gitgide küçük numaraya gittiğimi farkettim. tabi tütün kokusu taze kan izleride yardımcı oldu buna göre:
MDXCVII 1597
SAĞ CMLXXXV11 987
SOL DVX 610
İLERİ CCCLXXVII 377
İLERİ CCXXXIII 233
CXLIV 144
İLERİ LXXXIX 89 sigara izmariti harison marka
sağ LV 55 TÜTÜN KOKUSU
SAĞ XXXIV 34 RİSK VAR ADVENCE SEÇENEĞİNİ SEÇİYORUZ DEVAM
SOL XXI 21
İLERİ XIII 13
İLERİ VIII 8
SOL V 5
SAĞ III 3
SOL II 2
SAĞ I 1
İLERİ I 1
BOŞ NUMARASIZ KAPI GİRİN
kendimizi jonesin karşısında buluyoruz.
arada parmaklıklar var ve bazı işaretleri olan bir oyun mekanizma var
karşılıklı şekiller basıyoruz. doğru şekle basınca arkamızdaki duvar geriliyo. yanlışsa yaklaşıyo. sonunda bıçaklar çıkıyo ve ölüyoruz.
bi keresinde ben jonesi yendim. arkasında bıçaklar vardı. son hamleyi yaparsam ölecekti. öldmesini istemediğimden arkamda sola yanaşıp duvardaki bir somunu ingiliz anahtarı ile açıp çıkan zincire bıçak yakıp bi kaç kere çevirdim. ve bir parça aldım. sona tekrar devam ettim oynamaya. ama her seferinde öldüm.
bi türlü doğru kombinasyonu yapamıyorum. her seferindede konuşmalar yeniden başlıyo. artık duvara yanaşıyorum ama ingiliz anahtarlı işlemide yapamıyorum. bölece kaldım.

1 Nisan 2010 13:16

şimdi tek tek test ettim. sol üste 1 dersek sağa doğru 2-3-4-5 olarak devam ediyoruz. tek tek deneyerek hangileri hangilerini yeniyo bulmaya çalıştım. 1 deki yılan sağ alttakini ve en alttakini yeniyor.
sağ üstteki yılan yani 2 diye numaraladığım 3 ve 4 ü yeniyo
sağ alttaki yılan yani 3. olan 4. yü yendi.
3 kafalı olan yani 5. sağalttakini yani 3 yü yendi.
alt sol yani 5 olan 4. ve 3. yendi.
bunları tek tek basırım. joneste benden sonra basıyor. mekanizmanın üst kısmında meğersem kimin ne bastığını gösteren 2 tablo varmış
neyse tam sırasını hatırlamıyorum ama sanırım 1-5-3-5-4 e bastım. jonesin arkasın duvarında bıçaklar çıktı. öldürmek istemiyorum. galiba 4. hamlede çıktıydı bıçaklar. ama adam illada oyna diyo. işte o zaman sol duvara yanaşıp ordaki mekanizmayı yukarda anlattığım gibi söküp zincir aldım. galiba tekrar dönüp 4 cü şekle o zaman bastımdı adamımız kazandın dedi.
artık düğmelere basılmıyo stuck diyor. gene konuştuk. kapıya gidip sağ tarafta kenar ortalarına doğru çark işareti çıkıyor. ona tıklayıp kapıyı açtık.
başka bir yerdeyiz ortalık mavimsi görünüyo.

1 Nisan 2010 19:55

duvarların 2 tarafında 2 bulmaca var. soldakine tıklıyoruz. tepede tears-tears,sweat-sweat,blood-blood yazıyor. 6 tanede yuvarlak ışıklı. yani sıvı dolu. önce yuvarlaklara tıklıyarak hangi yuvarlağın hangi sıvıya ait olduğunu anlıyoruz.
tears yani gözyaşı salt gibi (tuz)
sweat yani ter asitli
blood da wine yani kan şarap gibiymiş.
buna göre aynı laf edilen yuvarlakları belirliyoruz.
daha sonra sağda fincanla ilk olarak sweatı akıtmaya başlıyoruz. fincanla üstteki sweata tıklıyoruz. diğeride en altta.
tek tek boğumları açarak sıvının akışını sağlıyoruz. amaç hiç bi sıvı birbirine değmeyecek. 2. olarak tears yani gözyaşı yuvarlaklarını bulup aynı işlemi yapıyoruz.
3. olarakda blood yani kana ait ışıklı yuvarlakları birleştiriyoruz. işlem doğru olunca tam karşımızdaki kapının bir sürgüsü yere düşüyor.
1. olan asitli sweattı ya sadece onu yazıyım diğerlerini siz bulun
fincanı alıp en üst yuvarlağa tıklayın asit diyecek hiç boşlık vermeden 2 yuvarlak sola,4 yuvarlak aşşağı,2 sağ,2 üste,2 sağ 4 aşşağı ve son en alttaki yuvarlak diğer asit.
artık bundan sona tears yani salt diye beliirlediğiniz sıvıyı (göz yaşı) DİĞERİNE TERE KARIŞTIRMADAN AKITIN SONA BLOODU

1 Nisan 2010 20:00

SAĞDAKİNDE ise kafalara çivi çakılmış adamlar var. hangi kafada çivi olucak, hangisinde olmuycak bunu anlamak için dökümlerden punishment vat ile punishment v. berge büyüteçle bakın
osmanlı imp. ait olan resimde 4 kafa var çivi çakılan onları aklınızda tutarak hangileriyse onlara çivileri takın. diğer resimde avrupada kafaya çivi çakmaya ait ordaki adamlarada bakın. onlarada çivi takın.
4 osmanlı 3 avrupa etti 7 adam ama 6 çivi var. 7. çivi için şırıngayı kullanın. buda tam ortadaki sivri şapkalı asker oluyo. bunuda doğru yapınca kapının 2. sürgüsü ile beraber kapı düşüyo
yeni yerdeyiz.

1 Nisan 2010 22:30

bozo,yeniden merhaba,labratuvarda ve karanlık odada beynim uyuştu artık, 2 nokta var halledemedim gene.
1.dökümanlardan jone 'un notunu inventoya aktaramadım,
2.labratuvarda kan tahlillerini yaparken yanlış anlamadıysam tüpü dikkatli alın.arkadaki lif mi tel mi tam anlıyamadım onu kullanın tehlikeli diyo o her neyse onu da bulamadım yorumlara şimdi baktım öyle bişiden hiç bahsedilmiyo acaba benmi yanlış tercüme ediyorum.

1 Nisan 2010 23:23

ada mikrofilim olayındaki jones letteri kastediyosan o jones not değil jones letter olacak bide not var günlerin karşısında rakamlar yazan. tıklaman gereken bu değil. jones letter olacak sanırım ya sağ klick yaıp attım inventoriye yada direk solla tıklayınca kendi geçti.
s. sorduğunda telmi lifmi dediğin sanırım 2. tahlillerde kullandığımız flamenti kasdediyor. ben öle tehlikeli falan diye bi laf hatırlamıyorum. bu flament güvercinin ayağından alınan ucu sanki kırmızı barak gibi bi kıvrık tel yada tüp tam bilmiyorum. sadece en başta onuda mutfakta kazanda kaynatmak suretiyle sterilize ediyoruz.

1 Nisan 2010 23:38

tamam demekki ben mektubu alamamışım ,çünkü yok bende ki dökümanlarda,,o dediğin kırmızı uçlu sadece 1 kez kaynatılıyo o zaman tekrarlıyorum olmuyo çünkü,bide kirli tüpleri mekanizmadan alamayınca acaba tutacak bişimi lazım diye düşündüm,sağol.şimdi baya bi geriye gidip mektubu bulmalıyım.yazık öylede çok ilerledimki dışarıda çıkamıyorum mecburen save lerden birinden devam edicem ama balkalım hangisinden :))

2 Nisan 2010 01:26

kirli tüpü mekanizmadan almak için önce o flamenti alman lazım. direk kirli tüpe tıkla mausun ucundayken lavaboya götür yıka. bide niye çıkamıyosun anlamadım. çıkabilmen lazım. mektup handa ozananın yanıda tezgahtaydı . görevlerde almadıysan mektubu al mealinde bişi yazması lazım.
tam adı janos letter olucak.

2 Nisan 2010 01:53

bu yeni yerde tam karşıda bi kocaman kuru kafa var ama karşıya geçilmiyor. tam geldiğimiz yerde hemen aşşağıya doğru bakınca bir kol var onu çekiyoruz. kolu çekince sakın geriye bakmayın düşersiniz diyor. o kolun yanında bi kutu var tıklayınca sudokoya benzer bir oyun açılıyor.
çeşitli sayılar var ve bu sayıların bazısı siyah bazzısı mavi gibi. bide sıfır var.
çok net anlatamıycam ama. mantık şu. siyah olanları siyah yapıcaz diyelimki yukardan aşşağı soldan 2. sutunda 9 yazıyor. bu 9 kare siyah olucak demek ama hangileri siyah yapılacak derseniz bu sefer sol sıraya aşşağıya bakmak lazım. mesela sıfır yazan satırlar ve sutunlar olduğu gibi beyaz. hem mavi hem siyah varsa çelişki yapmadan uygun şekilde sıralama yapmak lazım. zaten yanlış olursa karşıya geçecek küçük köprü gibi bişey çıkmıyor. bende ki şekilde üst sıra 0,9 diye başlıyordu
soldan da aşşağı doğru 0-siyah I,I diye gidiyordu sağdada mavi rakamlar vardı
buna göre üsten aşşağıya heryer beyz olucak soldan ilk karede beyaz olucak kağıt üstünde çizip uygulamak faydalı olur.
neyse bu kare bulmaca bitince çıkan çıkıntı köprü den karşıya atladım. sağdan yukarı doğru basamaklar var o tarafa ok geçit veriyo. yukarı doğru çıkarken. bi kadın sesi car car konuşuyo bi ayna ve blezik lafı var. yukarı çıkınca castlenin bahçesinde olduğumuzu anladım. biz kuyu gibi bi yerden çıktık. hemen kuyunun üstünde ayna var aldım.
sağa sola gidilmiyo heryer taş moloz yıkıntısı ile kapanmış. geri kuyudan aşşağı iniyorum. kurukafanın solunda bir çengel var ona bıçaklı odadan duvardan aldığımız çelik halatı takıp aşşağıya iniyoruz.
canavar sesleri geliyor. kuyu karanlık. ileri doğru gitmek isteyince adamımız gitmiyor. yerde su var iskeletin etrafında ve üzerinde el işareti çıkıyor. suda bişey var diyor.
ayaklı olan iskeletin ordan blezik aldım. aman allahım saatlerce uğraştım. bi türlü alınmıyor.
çatal sopayı tıklayın onla bulucaz bileziği.
ayak tarağının bitip incecik bilek kemiğinin başladığı yerde hemen sola doğru bileziği aldım. ama defalarca oraya tıkladım milim oynuyor yeri. bu salak sopa ordan uzaklaşınca yamuluyu falan ama tam bleziğin yerinde bişi yapmıyo. iyice dikkat edince tam orda sopada çok hafif uç kısmında bi titreme farkettim sanki. yada artık gözlerim bulandı.

ay bileziğin bulunması aşkına daha önce yaptığım işi yazmayı unuttum. şimdi burda o canavar sesi gelen mağragirişinin sağında bir meşale asılı onu yakmak lazım. jonesin yanına gidip konuşup çakmak istedim. oda bana boş şişe verdi içecek istedi. önce gene bu bilezik aradığım yere gelip su doldurdum kabul etmedi. bu kan istiyo anlaşıldı.
kan ter gözyaşı yaptığımız oyun yerine gelip şişeyi kan olan yuvarlağa tıkladım. yerini biliyoduk ya yani sağdaki ilk ışşıklı yuvarlaktı. kanı jonese verdik çakmağı aldık aşşağıya inip meşaleyi yaktık. birden yarasalar hareketlenip meşaleyi söndürdüler tekrar yaktım sona bileziği buldum. yukarı çıktım kuyunun duvarında aynayı aldığım yere aynayı ve soluna bileziği koydum bilezikten ışınlar çıktı. karşı tarafta yıkıntılara gidebildim. sütünları sağa sola ok çıkıyo. oka basarak sutunları açıp molozlarada tıklayınca ordan geçit açıldı. ha o arada o konuşan kadın pek bi sevindi bileziği bulmama.
hani bi belgede mi yoksa çingene kadın mı demişti dragon yolu balo salonunda diye sanırsam oraya gidiyorum.

2 Nisan 2010 23:04

açılan yerden gemeden önce aynayı kuyu duvarından tekrar aldım. molozları çekince kargadan uçan tüyü aldım.
geniş bir alan etrafında şeytan kafalı heykeller var. bunlara elimdeki itemleri yerleştirip heykellerin üst kısmındaki yerlere uygun şekilleri çizicem.
bunların nasıl yapılacağını dökünmanlardaki türkiye haritası, martanın maunt resmi ve tabettiğimiz dağ resimlerini büyüteçle inceleyip kayalardaki işaretlerin aynısını bu heykellere çizicez. burda oyunu save edin. yanlış çizim yapınca silinmiyor. tekrar düzeltmek için geriye gitmek gerekiyor.

2 Nisan 2010 23:13

heykellere bakınca bitanesinde 514 nolu kan şişesi var burası başlangıç.
sırayla hep daha sola giderek belirttiğim sıralamaya göre resim çizicez.
kanın olduğu heykele papyon gibi olan şekil.
solundakine haç işareti heykelin ağzınada zincir.
solundakine ters yıldız çizilecek sivri uç aşşağıda olucak heykelin ağzınada tüy.
solundakine gamalı haç, ağzınada şırınga. eğer şırınganız yoksa geri gidip adamların kafasına çivi saplamıştık birine de şırınga saplamıştık. şırıngayı ordan alıyoruz.
soldakine merdiven çizilecek 2 parelel uzun çizginin arasına enlemesine dört basamak ve ağzına bi eşya konmuyor. sadece çizim yaılan yerin üstündeki delikteki meşale çakmakla yakılıyor.
soldakine pi sayısı çizilip ağzına gold coin.
soldakine üçlü çatal çizilip ağzına ayna bırakılıyor.
işlem doğru ise yerdeki kocaman bi yuvarlak kapak var o açılıyor. resimleri çizince doğru ise çizim ışşıklı bir hal alıyor. çizerken seri olup kesintisiz çizmek gerekiyor. yavaş çizince bi tarafı çizerken diğer taraf siliniyo.

2 Nisan 2010 23:19

aşşağı duvardaki basamaklardan inip solumuzdaki kolu çekince birden bi tabanca çıkıp beni vurdu. tekrar kaldığımız yerden başlıyo oyun. ilerleyip lahiti görüyoruz. lahit üstünde yazı var okıuyoruz. kapak açılmıyo. o arada bi sesler var tekrar indiğimiz yere doğüru gidince prof kuger tepeden sesleniyor. onla konuşup tekrar lahitin oraya gidip üstteki kurukafa kabartmasına tıklayınca mekanizma dönüyor. tekrar tıklayınca açılıyor. enemmm drakula bura nihayet müşerref olduk.
itemlerden sırayla host,haç,gül,sarımsa,rowwsan meyve,kutsalsu ve çekici tıklıyoruz tabuta. birden tabut kayboluyo adamımız ilizyon diye nağralanıyo.
derken karşıdan mariya geliyo şaka gibi ya.
mariayla uzun uzun konuşup bi çok olaya cvp buluyoruz. bi çok kişi yi jones öldürmüş ve prof kuruger de hainmiş. neyse konuşma bitip maria gidince bu safer drago amcam teşrif ediyo.

2 Nisan 2010 23:26

etrafımda bi ateş çemberi var. yaklaşmıyo. ama konuşmalara başlıyo bi takım sorular soruyo konuşma aralarında yanlış cvp verince konuşmalar bitince bizi ham yapıyo. sorulara verilecek doğru cvp.lar şöyle<,
s. haw shall ı judge
c. ıhad no choice
s. twice your enemy..
c. yes ı spared jones..
s. you desire her
c.yes ı desire her.
s. who gave me immortabilty
c. lilith rebet
s. do you fear me
c. 1 dont fear you
s.telme priest...
c.like siegried
tüm bu iş bitince geriye siz bişi yapmayın olacakları seyredin. şimdi nolduğunu anlatıp heyecanı bitirmeyim. arada animasyonlarda sanki bitmiş gibi olsada anlatım sürüyo taki oyunun yazarı falan o dökümanlar ekranda geçmeye başlıyana kadar izleyin.


böylece oyun bitti THE ENDDDDDD...

Adsız
11 Haziran 2010 12:01

bozo ben şu kuru kafanın orda kaldım.sudoku gibi bir yer var ya bn orayı açamıyorum.açmaya çalıştığımda ölüyorum.yardımcı olur musun

Adsız
14 Haziran 2010 14:41

bozoo yardım et lütfen

Yorum Gönder

Eğer bu sitede oyun oynuyorsanız lütfen ip uçlarını çözümleri yoruma yazarak diğer oyuncularla paylaşınız.Bu sitenin kuruluş amacı ilk türkçe HOG veya ADV oyunların çözümünün paylaşımla yapılabileceği site olmasıdır.Lütfen yeni oynanmaya başlanmış bir oyun için hemen walkthrough linki yazmadan önce,diğer oyuncuların çözümü kendilerinin bulmak isteyebileceğini düşünün.

Lütfen kırık linkleri oyunun tam adını veya sitedeki linkini de ekleyerek BURAYA tıklayarak maille bildiriniz

PLEASE DO NOT POST SPAM COMMENTS

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2009-2012. walkthrough,hiddenobject games,solutions - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template